Yasin Suresi - 40
Güneşin aya yetişmesi, gecenin gündüzden önce gelmesi söz konusu değildir; her ikisi (güneş ve ay) kendi yörüngesinde akıp gitmektedir.
Devamını okuAyet metinlerini, kavramları ve araştırma yorumlarını kendi bağlamlarında okumaya davet eden bir kaynak alanı.
İçeriği keşfetÜyelere Özel - Çok Yakında
Sözlük tanıtım animasyonunu sayfa içinde izleyin.
Güneşin aya yetişmesi, gecenin gündüzden önce gelmesi söz konusu değildir; her ikisi (güneş ve ay) kendi yörüngesinde akıp gitmektedir.
Devamını oku
İşte Kur'an-ı Kerim'de kıyamet günüyle ilgili olayların anlatıldığı ve Kur'an'ın ilahî kaynağı ve Hz. Peygamber'in güvenilirliğinin anlatıldığı Tekvir Suresi'nin (81) transkripsiyonu.
Devamını oku
"Yarık" veya "Parçalara Ayırma" anlamına gelen İnfitar Suresi, Kur'an'ın 82. suresidir ve Kıyamet Günü'ndeki olayları anlatır. Gökyüzünün yarılması, yıldızların dağılması, denizlerin patlaması ve kabirlerin açılması gibi canlı imgelerle başlar. Sure, o gün her insanın yaptıklarının farkına varacağını ve sonuçlarına katlanacağını vurgulayarak, Allah'ın kudretini, meleklerin amelleri kaydetmesini ve cennetteki iyilerle cehennemdeki kötüler arasındaki keskin zıtlığı vurgular.
Devamını oku
Tarık Suresi, Kur'an'ın 86. suresidir ve İngilizce'de "Gececi" veya "Gece Yıldızı" olarak tercüme edilir. Göklere ve bir yıldızın (Târık) keskin parlaklığına yemin ederek başlar ve insanlara "fışkıran bir sıvıdan" yaratıldıklarını ve Kıyamet Günü'nde diriltileceklerini ve gizli amellerinden hesaba çekileceklerini hatırlatır. Sure, Kur'an'ın bir şaka değil, kesin bir söz olduğunu ve kâfirlerin planlarının Allah'ın takdiriyle sonuçlanacağını vurgular.
“Standart model” teorisine göre, yaklaşık 14 milyar evren; bugünkü dünya sadece bir nokta idi. Sonra şimdilik bilmediğimiz bir nedenle bu nokta patladı ve genişlemeye başladı. Bu patlama ile birlikte zaman ve mekân da başlamış oldu. Zaman zaten mekânın hareketinden ibaretti. Hareket yoksa zaman da yoktu. Bir varlık hem x1,y1,z1 koordinatında, hem de x2,y2,z2 koordinatında olabiliyorsa; aynı cisim iki farklı yerde aynı anda olamayacağına göre, arada “zaman” dediğimiz bir boyut olduğunu kabul ediyoruz. Bir t süresinde bu varlık; birinci konumundan, ikinci konumuna geçmiştir, yani hareket etmiştir.
Devamını Oku
Merak, insanoğlunun gelişmesini sağlayan en önemli saiktir.
İlk çağlardan beri insanlar evreni anlamak, evrenin oluşumundaki sırları keşfetmek cehdini hiç elden bırakmamış.
Bugün son günlerin aktüel konuları etrafında mikro ve makro evrendeki gelişmelere eğilmek istiyorum. Mikro evreni, maddenin esasını teşkil eden atomun yapısı üzerindeki çalışmalarla anlamaya gayret ediyor bilim insanları.
İsviçre’de kurulu CERN’de mikro evreni anlamak için yapılan çalışmalar var.
Galaksimiz diğer galaksilerden ayrılacak ve yüz milyarlarca galaksinin her biri ayrı kâinat olacaktır. Biz artık diğer galaksilerden habersiz kendi galaksimizde kalacağız. Bundan sonra olanlar galaksimizin içinde olacaktır. Şimdi onu anlatmakta, “Arz meddedildiğinde” demektedir. Semadaki değişiklik kadar bizi ilgilendiren kendi arzımızın değişikliğidir.
Devamını Oku
لَدَى
Mekân zarfıdır. Sükûn üzere mebnidir. Yani sonundaki hareke veya harf cümledeki görevine göre değişikliğe uğramaz. لَدَا şeklinde de yazılır. Bir kelimeye muzaf olarak kullanılır. Zamirlere muzaf olduğu zaman لَدَيْ şeklinde yazılır. “Yanında” anlamındadır. Öncesinde harf-i cer gelmez. İbtidau-l gaye (başlangıç noktası) bildirmez.
Devamını Oku
Dairenin Doğru üzerindeki izdüşümü R CosF dir. Değişmesi d(R*CosF) olacaktır. Yüksekliği SinF dir. Alan parçası dA=R*SnF*d(R*CosF) dır. Başlangıçta 2 nokta vardır. Bir de uzay iki tarafı genişlemektedir. O halde 4*SinF^2*dF nin entegrali bize dairenin alanını verecektir. (SinF)^2=1-Cos(2*F) olduğunu daha önce öğrenmiştik.
Devamını Oku
Dünya düz görünür, oysa diğer gök cisimleri gibi küre biçimindedir. Gök dönüyor sanılır, oysa basitlik ilkesi sebebiyle dünya dönüyor. Dünyanın çevresini Hareketli Hava, Hareketsiz Hava, Işık ve Ay tabakaları sarar.
Devamını Oku
Uzay ayetleri müzakerelerinin konu başlıklarını açın; yayımlanan sunumları sayfadan ayrılmadan PDF olarak inceleyin.
Göklerle yerin birleşik durumdan ayrılmasını ve her canlı şeyin sudan yaratılmasını anlatan ayet, yaratılış üzerine düşünmeye çağırır. (Enbiyâ 21:30)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Duman hâlindeki göğün düzenlenmesi ve yedi göğün yaratılışı, Fussilet suresindeki anlatımın bağlamı içinde incelenir. (Fussilet 41:11–12)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Yıldızların karada ve denizde yön bulmaya yardımcı olması, gökyüzünün insan hayatındaki yerini ortaya koyar. (En’âm 6:97)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Güneşin seyri, Ay’ın menzilleri ve her birinin kendi yörüngesindeki hareketi, göksel düzen üzerine düşünmeye davet eder. (Yâsîn 36:38–40)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Allah katındaki bir günün insan hesabıyla bin yıl olarak anılması, zamanın farklı ölçülerle ele alınmasına kapı açar. (Hac 22:47)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
İşlerin gökten yere düzenlenmesi ve bin yıllık bir günde yükselmesi, zaman ve ölçü kavramları bakımından incelenir. (Secde 32:5)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Meleklerin ve Ruh’un elli bin yıllık bir günde yükselişi, farklı zaman ölçekleri üzerine bir araştırma sorusu sunar. Ayet ışık hızı için sayısal bir formül vermez. (Meâric 70:4)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Geri çekilen, hareket eden ve gizlenen gök cisimlerine ilişkin ifadeler dil ve tefsir açısından ele alınır. Karadeliklerle kurulan bağlantı, çağdaş bir yorum olarak tartışılır. (Tekvîr 81:15–16)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Göğe ve Târık’a edilen yemin, ardından gelen “delip geçen yıldız” ifadesiyle açıklanır. Nötron yıldızları ve süpernovalarla karşılaştırmalar, astronomi ve tefsir çerçevesinde değerlendirilir. (Târık 86:1–3)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Göklerin ve yerin başlangıçtaki birlikteliği ile ayrılması, yaratılış anlatımının temel kavramları üzerinden incelenir. (Enbiyâ 21:30; Fussilet 41:11–12)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Göğün yükseltilmesi ve mizanın konulması, adaletle ölçme çağrısıyla birlikte okunur. Uzay hukukunda sorumluluk ve hakkaniyet için bir müzakere zemini oluşturur. (Rahmân 55:7–9)
Göklerin ve yerin yaratılışı ile gece ve gündüzün değişimi, akıl sahipleri için düşünülmesi gereken işaretler olarak sunulur. (Âl-i İmrân 3:190)
Sunum kapağındaki tarih: 17 Kasım 2025 · Sunum konusu: Öncelikler Fıkhı.
Ölçüde sınırı aşmama ve teraziyi adaletle tutma ilkeleri, uzay kaynaklarının kullanımı ve ortak sorumluluk üzerine güncel sorularla birlikte ele alınır. (Rahmân 55:8–9)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Göklerin ve yerin bölgelerinden geçişin ancak “sultan” ile mümkün olacağı bildirilir. Bu kavramın anlamı ve yolculukla ilişkisi, ayetin bağlamında araştırılır. (Rahmân 55:33)
Güneşin ışığı ve Ay’ın nuru ile belirlenen menziller, yılların sayısını ve hesabı bilme imkânıyla ilişkilendirilir. (Yûnus 10:5)
Göğe bakışın tekrar tekrar yönlendirilmesi, araştırmada dikkat ve gözlemi öne çıkarır. Mizan ayetleri de ölçme ve değerlendirmede adalet boyutunu gündeme getirir. (Mülk 67:3–4; Rahmân 55:7–9)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Gece, gündüz, Güneş ve Ay’ın yaratılışı ile yörüngedeki hareketleri, fiziksel düzenin gözlemlenmesine yönelik bir tefekkür alanı sunar. (Enbiyâ 21:33)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Zerre ağırlığınca ve ondan daha küçük ya da daha büyük hiçbir şeyin ilahi bilgiden uzak kalmaması anlatılır. Parçacık fiziğiyle karşılaştırmalar, “zerre” kelimesinin bağlamı gözetilerek yapılır. (Yûnus 10:61; Sebe’ 34:3)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Güneş, Ay, yıldızlar ve gökteki burçlar üzerinden Kur’an’ın astronomiyle ilişkili kelimeleri ve bu kelimelerin anlam alanları incelenir. (Yâsîn 36:38–40; Hicr 15:16)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Gece, gündüz, Güneş, Ay ve yıldızların Allah’ın emrine bağlı oluşu, evrendeki düzeni tevhid açısından düşünmeye çağırır. (Nahl 16:12)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Yıldızlarla yön bulma ve göğün kandillerle süslenmesi, yıldız kavramının ayetlerdeki farklı bağlamlarını bir araya getirir. (En’âm 6:97; Mülk 67:5)
Sunum kapağındaki tarih: 19 Ocak 2026 · Sunum başlığı: Kur’anın Astronomi Kavramları.
Güneş ve Ay’ın hareketleri, gece-gündüz düzeni ve belirlenen menziller birlikte değerlendirilir. (Yâsîn 36:38–40; Yûnus 10:5)
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Gökte burçların oluşturulması ve göğün bakanlar için süslenmesi, kozmik yapıların araştırılmasına ilişkin bir düşünme alanı sunar. Galaksi bağlantısı çağdaş bir karşılaştırmadır. (Hicr 15:16)
Göklerin ve yerin bölgelerinden geçişe ilişkin hitap, insanın yolculuk imkânları ve sınırları üzerine sorularla birlikte incelenir. (Rahmân 55:33)
Sunumun konu başlığı ve tarihi mevcut PDF dosyasından alınmıştır.
Mevcut sunum; Bakara 22, Mü’min 64, Kaf 6, Zâriyât 47, Nebe 12, Nâziât 27 ve Şems 5 ayetleriyle bina kavramını ele alır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Bu kaydın konu başlığı ve sunum dosyası henüz yayımlanmamıştır.
Bu başlığa ait PDF henüz yayımlanmamıştır.
Açık yıldız kümelerinin üyeleri birbirlerine zayıf bir kütleçekimi ile bağlıdır. Bundan dolayı açık yıldız kümeleri, hareket ettikçe milyonlarca yıl içerisinde parçalanmaktadır. Güneş, Samanyolu Galaksisi etrafındaki bir tam turunu 200-250 milyon yılda tamamlamaktadır. Dolayısıyla yıldızımız, galaksi etrafında şimdiye kadar 18 tam tur atmıştır (şu an 19. turun içerisindeyiz). Bu süre, bir açık yıldız kümesinin dağılıp parçalanması için fazlasıyla yeterlidir.
Daha fazla bilgi edin
Zülkarneyn bir tür uzay ve zaman yolcusudur. Nitekim Zülkarneyn'in hikâyesi, Kur'an'da Hızır'dan hemen sonra anlatılır. Hızır hakkında bilinen rivayetler, onun zamanın karşı tarafından gelen ve "tecelli" etme yeteneğine sahip bir varlık olduğunu gösterir. Zamanın akışına karşı hareket eden mübarek bir kişidir. Ne bir melek ne de bir insandır; insan kılığına girebilen ve zor zamanlarda insanlara yol göstermek için karşılarına çıkan "ilahi bir kul"dur.
Zülkarneyn ve yolculuklarıKur’an’da yaratılış tek bir kronolojik bölümde anlatılmaz. Gökler, yer, canlılık, düzen ve ölçü farklı surelerde farklı amaçlarla ele alınır. Bu ayetleri birlikte okumak, hem ortak kavramları hem bağlam farklılıklarını görmeyi sağlar.
Enbiyâ 21:30 birleşik olanın ayrılması ve canlılıkla su arasındaki ilişkiyi; Fussilet 41:9–12 yerin ve göğün düzenlenmesini; A‘râf 7:54 ile Secde 32:4 altı günde yaratılışı; Zâriyât 51:47 göğün kudretle kuruluşunu; Mülk 67:3–4 göklerdeki düzen üzerinde düşünmeyi gündeme getirir. Bu farklı anlatımları tek bir fiziksel zaman çizelgesine zorlamak yerine, hangi soruya cevap verdikleri araştırılmalıdır.
Kur’an Yolu, Enbiyâ 21:30 için gökle yerin ayrılması, gök ve yer tabakalarının ayrıştırılması ve yağmur ile bitki oluşumuna açılma gibi yorumlar aktarır. Çağdaş kozmolojiyle ilişkilendirme de bir yorum seçeneği olarak anılır. Bu çeşitlilik, ayetin tarih boyunca yalnız Büyük Patlama modeli üzerinden anlaşılmadığını gösterir.
Mustafa Öztürk’ün 2016 tarihli çalışması yaratma kelimelerinin anlamlarını ve bu anlamların kelam tartışmalarında geçirdiği değişimleri inceler. Yazarın yöntem vurgusu, ilk hitap çevresini ve erken kaynakları dikkate almaktır. Buradan çıkan araştırma sorusu, bugün kullandığımız “evren” kelimesinin her ayette aynı kapsamla semavat ve arz ifadelerine karşılık gelip gelmediğidir.
Mehmet Bulgen’in çalışması, kelamın başlangıç ve son tartışmalarını modern kozmolojiyle karşılaştırır. Zeki Eker ve çalışma arkadaşları ise yedi-gök kavramını farklı uzaysal ölçeklerle ilişkilendiren bir model önerir. İkinci yaklaşımın bir yorum önerisi oluşu, yedi göğün bilimde üzerinde uzlaşılmış yedi fiziksel katman olarak gösterilemeyeceği anlamına gelir.
ESA’nın Planck sonuçları, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıllık geçmişini ve kozmik mikrodalga arka planını ölçümler üzerinden ele alır. Bu tarih Kur’an’da verilmez. Ayetlerin yaratıcıya, düzene ve sorumluluğa ilişkin anlamı ile kozmolojinin ölçülebilir süreçlere ilişkin açıklaması, karşılaştırmalı araştırmada farklı düzeylerde tutulmalıdır.
Önce ilgili ayetler sure bağlamlarıyla okunmalı, ardından halk, fatr, bedî‘, ratk ve fatk gibi kelimeler incelenmelidir. Her bilimsel eşleştirme için yorumun kime ait olduğu, hangi veriye dayandığı ve alternatiflerinin ne olduğu kaydedilmelidir. Böylece kozmik merak, değişen bir kuramı ayetin tek anlamına dönüştürmeden sürdürülebilir.
Hûd 11:7, göklerin ve yerin altı günde yaratılmasından ve arşın su üzerinde olmasından söz eder; aynı ayet insanın davranışlarının sınanmasını da gündeme getirir. Kozmik anlatı ile ahlaki amaç birlikte okunur.
Arş kelimesi taht ve hükümranlıkla ilişkili bir anlam alanına sahiptir. A‘râf 7:54 ve Tâhâ 20:5 arşla ilgili ifadeleri, Hâkka 69:17 arşı taşıyan melekleri, Mü’min 40:7 ise arşı taşıyanların tesbihini ve müminler için duasını bildirir. Bu metinler, arşı sıradan bir gök cismi olarak tanımlayan gözlemsel açıklamalar değildir.
TDV’nin ARŞ maddesi, kavramın nesnel bir yaratılmış varlık olarak veya hükümranlık vurgusuyla yorumlandığı farklı yaklaşımları ele alır. Görüş ayrılığı, lafzın mahiyetinin nasıl anlaşılacağı etrafındadır. Allah’ı yaratılmış cisimlere benzetmeme ilkesi korunarak, yorumların hangi geleneğe ait olduğu belirtilmelidir.
Buhârî 3191’de başlangıç hakkında sorulan soruya verilen cevapta Allah’ın varlığı, arşın su üzerinde oluşu, her şeyin kaydı ve göklerle yerin yaratılışı anılır. Bu özet, rivayetin anlam aktarımıdır. Hadis, yaratılış üzerine teolojik düşünme için önemlidir; suyun kimyasal bileşimini ya da fiziksel koordinatlarını açıklayan bir deney raporu değildir.
Enbiyâ 21:30’daki canlılık ve su ilişkisi ile Hûd 11:7’deki arş ve su ifadesi aynı bağlama sahip değildir. İlkinde gözlenen hayat düzeni, ikincisinde yaratılış ve gayb alanı öne çıkar. Aynı kelimenin bulunması, iki ayetin otomatik olarak aynı fiziksel madde durumunu anlattığını göstermez.
Araştırmada ayet, sahih rivayet, sahabe açıklaması ve sonraki kozmolojik tasvir ayrı ayrı gösterilmelidir. Arşı galaksi merkezi veya suyu kuantum alanı olarak adlandıran öneriler, açık kaynak ve bağımsız gerekçe gerektirir. Bu tür eşleştirmeler klasik metnin doğrudan ifadesi olarak sunulmamalıdır.
Bakara 2:255, Allah’ın birliğini, hayatını, kesintisiz gözetimini, bilgisini ve kudretini anlatır. Kürsînin göklerle yeri kuşatması, ayetin bu tevhid bütünlüğü içinde değerlendirilir.
Uyku ve uyuklamanın reddi, göklerde ve yerde olanın Allah’a ait olması, bilginin ancak O’nun izniyle kuşatılabilmesi ve korumanın O’na ağır gelmemesi birbirini tamamlayan ifadelerdir. Kürsî, bu bağlamdan koparıldığında ayet yalnız bir kozmik haritaymış gibi algılanabilir; oysa anlatının merkezinde ilahi bilgi ve hükümranlık vardır.
TDV’nin KÜRSÎ maddesi, kürsînin ilim ve hükümranlıkla açıklanmasını, nesnel varlık olarak kabulünü ve arşla ilişkisine dair farklı görüşleri karşılaştırır. Bazı yorumlar bu iki kavramı özdeş görürken diğerleri ayırır. Bu çeşitlilik sebebiyle kürsîye tek bir fiziksel yapı veya kesin bir boyut atfetmek, yorumlar arasındaki tartışmayı görünmez kılar.
Müslim 810’da Hz. Peygamber’in Übey b. Kâ‘b’a en büyük ayeti sorduğu, onun Bakara 2:255’i belirtmesi üzerine bilgisini takdir ettiği aktarılır. Rivayet, ayetin iman ve bilgi açısından önemine delildir. Kürsînin metre veya ışık yılı cinsinden büyüklüğünü bildirmez.
TDV maddesi, bazı tefsir ve akaid eserlerindeki kürsînin malzemesi, ayrıntılı şekli ve mekânsal düzeni hakkındaki anlatıların genellikle zayıf sayıldığını belirtir. Bu sebeple sahih hadis ile sonraki tasvirler aynı delil gücüyle sunulmamalıdır. İbn Abbas’a nispet edilen açıklamaların da Peygamber’e ait hadis gibi etiketlenmemesi gerekir.
Galaksiler, yıldızlar ve büyük ölçekli yapılar gözlemle incelenir; kürsînin gaybi mahiyeti ise teleskop ölçümüyle tanımlanmış değildir. Ayet, bilimsel merakı evrenin ilahi bilgi ve kudret dışında olmadığı düşüncesiyle buluşturur. Bu ilişki, bir fizik modeliyle birebir özdeşlik kurmadan araştırılabilir.
Göksel hareket, menziller ve zaman hesabı.
Kıyamet tasvirleri ve kozmolojinin gelecek senaryoları.
Gaz ve toz bulutundan gezegenlere uzanan oluşum süreci.
Hesap, ölçü ve astronominin nicel araştırma yöntemleri.
İncele